11.12.2008

geisha II

uzun bacaklı bir
geisha
daha yazıyorum
korksun geceler
yıldızlar üşüsün
lambalar
lambalar
sislerde
kendilerini bulamasın
ve sen
hayali bozuk
anlayışlar
yırtılmış orospuluklarının penceresinde
tül ol
asıl bir gecekondu ahırından
korkulmuşluklara

sana iki dal
sigara
getirdim
ölürken,
öldükten sonrasına
o yola
bana..
ve ateşin
ayaklarının altında
...
sonunda.

şimdi düşün
geçen üşüyordun
ayak parmakların kırılıyordu
çorap vermiştim
tel tellikten
buhar olup
gidiyorsun

dünya
dandini
dandini
dastanaydı ya
elimize veriyorlardı
işlenmiş
haikuları
ve üç adımda
vuracaktık birbirimizi
sen çabuk gittin
geyşa
çabuk vuruldun
hayalsi bir iklimdi o
güneş ile ay
sana tuzak kurdu
bir baltaya sap olasın diye
güpegündüz
gece oldun
ve si
kayboldun

dün- oldu -ya
çöle gitti tüm kışlıklar
ve sittinsene dendi
sittinsene
gelemeyeceksin bir daha
öncesine koymadı seni
geleceğine de
dün oldu ya hani
sen dönüyordun
geyşa..
dünya durmuştu

dünya susmuştu
tırnak aralarında
ayak izlerini yakalıyordu
iz arıyordu
iz oluyordu
ah diyordu sana
kafanda
ölü bir saç
ölü bir hüzün
kedi mırıltısından akıyordu sakalları
geyşa
mavi olmuş
kırmızıdan bakıyorsun
kan akıyorsun
kanlı bir fahişe.

geçerken uğradın
askısız kalmış ağlaklığına bir kılıf
kirlice
tozluca
harabeye çevirdiğin ben gibi bir evde
aktın her iç çeken damarlardan
kan oldun sızdın her mideye
mideye
iğdene
inleye inleye...


geceler sarkık yine
geyşa
huzur yok
belki
belki huzur hep vardı
biz
yakalayamadık
bir adım kalaydı hep
derdik
geyşa
elini uzatsan
tutacaksın ama
tut onu (seni)
ben seni tutuyorum

uzadıkça uzasın
istedin
indikçe
inelim evet
dibine
gebeliğine
eskine
kadar
eskiyene
kadar
geyşa

ruhun
tozlanma haline
su dökmüş bir küt
öl demiş bir kürt
bu geyşa

hergünüm ayrı bir ben olmalı
her uyku sonrası
öl olmalı
doğ olmalı
geyşam olmalı
her bana lazım
hep birgün

(?)

geisha no iki
perde iki
ölüm iki

Hiç yorum yok: