24.03.2013

Ayasofya Açılacak!

Türk neslini katletmek için elinden gelenip yapan haydut insanların izini halen daha sürmeyin.
Doğru bildiğimiz yoldan şaştıkça onlara benzedik, onlardan beter nesil edindik.
Ecdad dediğinin artık bir mânası bile kalmamışsa, bir his bile duyulmuyorsa, utanacağız. O gün de yakındır.
Dedelerin mezar taşına yaslanıp dua etmekten gafil kalınan bir gençlikle neye hitap edilecek zannediliyor.
Nereye varılacağı düşünülüyor? Orada bir vasiyet, Allah yolunda edilen cihad ile alınmış toprakların,
Emanetciliğini dahi üstlenemediysek, bir para, bir mevki kaybı yaşama korkusuyla haysiyetimizden taviz vermişsek,
Şunu bileceğiz ki; o gün yakındır. Ya o gün yakındır, ya da hepimiz bu aziz istanbulda yanıp gideceğiz.

İyi bilelim ki, sömürünün ardı arkası kesilmez, kesilmeyecek.
Bu ilerici dediğin batı ordusu bâtıl kalmaktan batırılmış bir millet.
Top tüfek değil artık, boynumuz kangren olmuş, öylece bağlamışlar bizleri.
Sessiz sedasız kalan bir milletin bir Türk'ün ne olduğu meçhulleşmiş.
Dini verdiysek çoktan, Necip Fazıl üstadın dediği gibi;
Ayasofya bu şekilde, mânasını kaybetmiş kuru bir taş duvarı.

Sizle veya sissiz.
Allah dilediği takdirde ve vakitte, Ayasofya açılacak,
Ayasofya ile beraber, millet idrake kavuşacak.
Parçalanan ve katılaşan kalpler huzuru bulacak.

Sorumluluk sahibi vekiller;
Hak yolunda, adalet ve merhamet ile doğrulaşınız.
Allah'ın rahmeti üzerimize olsun.


Selamlarımla

fsmş

9.03.2013

İnsan'ı Zaman

İnsan'ı zaman

Karışık meyve tabağı
Sevdiğimiz işe yarar duygular
Belediye çukurları ve istenmeyen tüğler.

Güzel sözleriniz gerçekten güzel. İnsanı iğne ipliğiyle kurtaran, tonca yüklü sancıları hakikaten iyi kaldırıyorsunuz. Bu bir geçiş dönemi. An yüzünden olan hadiseler döner, aslında olan bitenden sizin de haberiniz yok.
Sadece iyi olmak için yapılan iyi şeyler, sadece kötü olmamak için kötü olunan durumlar karşısında hiç de farklı durmuyor. Beyaz ve siyah adam gibi aynı dünyada yaşıyor ve varlar.
Kötü hissedilecek bir durum yok, sadece algılarımız öyle dizayn edilmiş ki. Japonyada yapılan bir robot bile daha duygusal olabilir bir bakıma. Daha sevecen olabilir ve işte günün haberi o olabilir. Bir insan olmak diye bir başlık attığın zaman manşete, yere atılan izmariti alıp çöpe atmak deniyor. Bir insan olarak veya, insan olmayı düşünerek; izmariti yere atan o adamı kınamak gerekir gibi bir haber görmek isterdik. Çünkü tüm toplum sayglı ve saygısızı dışlamakta olur. Batıya baktığın zamansa, biliyorum başka şeyler de batıyor lafa gelince bile, hatta bataklık diyorsun. Peki onların sadece adı kötüyse? Bizim adımız güzel olup, doğrusuyla işletemiyorsak halimize bu dini? Onlar farzsız sünnetçi yaşıyorlarsa? Diğer biz, sünneti yapmayan adam, farzım bitti de sünnet mi kaldı deyip geçiyorsa. Farzı da kafasına tarz yapmış geziyorsa, bu adam batık olacak ki lafı kesebilelim. Sadece adı konmuş, marka olmuş bir kıyafet söz konusu.
Düzen öylece dönüp dolaşıyor ki, doğru olanı bildiğin halde rest çekemiyorsun, sanki ayıplanacak gibi, sanki bir hatada sürüden kaybolup yem olunacak gibi, sanki 5 gram etmez şu beyninin bir değerini göremeyecekmişsin gibi devam ediyorsun pislik sancağı elinde. Üzgün olmak da fayda etmiyor - etmeyecek bilesin. Belki elde ayaktan kesilmişsin öyle...

Buyüzden bazen öyledir, herşey sağlıktır ama bazen sigara kardeşliktir. Mermiyle deviremediğini 10 kuruşluk sigarayla bitirirsin. Kendi içinde göremediğinden nişan alamadığın sıkıntıları, ofla pufla o sürekli giren çıkan nefesle görünür hale getirip, nefesinle sıkıntıyı kusabilmek oluyor. İnsan inancıyla gitmez, gittiği gibi inanacağından, böylesi bir saçmalık oluşundan insan sigarayı bırakamaz. Esas bağlayıcı etken budur. Ama sigara kötüdür. İçindekileri araştırmakla bitiremez, kötü malzemeyi saymakla bitiremezsin. Kendi içindeki malzemeleri ne kadar bilirsin? Günlük hayatta, ihtiyaci durumlarla geleceğe yönelik iç ve dış savaşlar edilmektedir. Sigara kin tutmaz sadece kir olur, yıkarsın belki geçer belki geçmez, başlı başına bir dert olur mu diye araştırsınlar bakalım. Bu işler hep suistimaldendir. Halifeliği atmak, hafife konmak gibi belki.
Bazen evin adamısındır ama elin adamı kadar sözün geçmez. Bu sakalın uzunluğuyla alakalı değil, parayı veya umudu yüzüne gözüne sür de, pis nefesleriyle seni yalasınlar.

/Para ve umut birleşince insanın mânası ortaya çıkmış oluyor.
/Tam o sırada yeni bir dünya çağı başlamış oluyor.
Şimdi üzülebiliriz, ama fayda etmeyecek.

fsmş