31.10.2011

insanlar nereye gidiyor? ve siyaset

Makaleyi ciddileştirmek için siyaseti alet ediyorum. nasıl ki siyasette; politita entrika çeviriyorlardırsa, öyle bir uyanıklık ediyorum. birazdan cebinizden kimsenin parasını almayacağım, deprem vergisi isteyip de yıkımda yıkılmayacağız.. (en azından bir defa da benim yüzümden.) Evvela bu, yani insanın kendine olan saygısı. Bu toplum için iyi bir insan modelidir çünkü her insana her muhabbete doğrudur, doğruluktan yanadır. Aksi halde iki kuruş para indirip iki villa dikince iş oldum demiyor, sen nedense hoş oluyorsun. olmaz. olamıyorsun ki. Etrafa bakıp hoş olmayı görerek öğreniyorsan senin ölün de fayda etmez, Mezar toprağında da yabaniler olur (ot) diğer mezarlarda rengarenk güller tavan yaparken. neden? çünkü sen kayıpsın arkadaş.

insanlar, gideceğimiz yeri ve isteyeceğimiz şeyi iyi bilelim.
bir de şöyle şey var, istediğin şeyi iyi bilirsen, gideceğin yeri görmesen de olur. yoldasındır ve her an göreceksindir zatendir. ama burada iş çok farklı oldu artık. Yani size bakarak bu genç nüfus aptal oldu. sana gün içi şifa olan şey en ufak olanı söyle bari desen yoktur. bari küçük ve güzel bir şey yap ve çocuk. bunun farkına var be yavrum. bi ot içiyorsun ama şifalı da bir ot iç bari. velhasıl ki bu nedemektir? bilinç yoktur. bu da siz büyüklerimiz, saygısızca yetiştirdiğiniz orospu sevgilikler kuran küçüklerinizi doğurdu. ne demiştir büyük pezevenk? büyüklerime saygı, küçüklerime sevgi. herşeyi tekrardan hatim etmeye ne gerek vardır? bundan böyle size sadece susmamdaki meseleyi duyun. çok derin cümleler kuruyoruz. biz sayın küçükler, dolandırıp yol boyu dolandırdığınız bir yol istemiyoruz. bu iş parti işine benzemiyor, yarın bir gün öleceksin, yarın bir gün biz de öleceğiz. yarın bir gün göreceğiz ki sonra, bu işin yarını bir günü yok imiş. yani biz bu uyuşuk kafada bunları düşünüyoruz. siz o koltuklarda bir şey yapabildiğinizi mi zannediyorsunuz? asıl sıkıntı da şurasıdır; biz sizi bir bok zannediyoruz. dinliyoruz. akıllı olmak, veyahut büyük olmak küçüklükten geçiyor imiş, buna mütevazilik diyebilirsin. anladın mı? anlamıyorsanız bile biraz susun, menfaate çalışmanın da mesaaisi olmalıdır.

ve hukuk, canımı çok sıkıyor. çok canı beter etmiş olduğunu biliyorum.
ama herşey bir kenaradır. sizle uğraşmak, sizle uğraşmaktan başka bir şey değildir. herşey nasıl ki yer değiştirmiş oldu, aynen yine öyle olacak. iyi olması gereken insanlar iyi oluyor ve iyiler en sonunda daima kazanıyor. çünkü adamlar biliyor ki, sende geçsen ben de geçsem, bir yerde bu son, yazılmış duruyor. bu adam buna inanıyor ve rahat. sen zora sıkıştığında neye güveneceksin. sabancı çorabını götüremedi, gothe kalemini götüremedi. ben kendimi dünyada hapsbuldum da, sen kendini nasıl bir yere gömeceksin... velhasıl yine, bulutlar etrafımızdan seyrolup gidiyorlar, insanlar boğaz trafiğinde her akşam manyak olarak sakinleşiyorlar... değil midir.