12.07.2015

Bir Kubbe

Yine bir ramazan ayının sonlarında iken itikaf gibi esen düşüncelere talibiz ve yazarız.
Anlık yorumların silsilesinden ibaret bir gecedeymişiz gibi dursa da, belki Kadir belki malum bir gece sevgisi.
Saydığımız ve ilgi gösterdiğimiz insanlarla birlikte zamanın gölgesini itmekteyiz.
Mâna verecek olursak bazı hallere, oldukça aşşağılık bir bilinçteyiz, şefaat diler gibi artık bir kültablasına bile o nazarda . Bir duman olup gideceğimiz, harici bir tiksinti bir kenarayken dahi, çoğu kere akıl etmeyiz ettiklerimizi.
Mâna dedik, insana bir yolda yardım ve yataklık etmekten müebbet yiyen mübarek meselemiz. İşte onsuz bu kadar kolsuzuz.
Hedef kitleleri ve hedefler hep somut, en son mezar taşları kadar, belki biraz da toprak kadar çokuz.
Mübarek bu gecelerin hürmeti ve sevdası az biraz içimize işlese, biraz o huzurdan nasiplensek belki bir pencere aralanır, aralanır da nefes alırız. O nefesle de olur ya, bir ömür ayakta kalırız.
Ama tabii ahir zamanda bu kadar hassasiyet kime ve nediye? Tüm suçu yüklediğimiz bu salise devriminin son ceremesi olan zamanın ahirliği, durumdan haberli de, haberi yapan yine biziz.
Yani bu medya, dedemin dediği gibi o kadar dangalak bir zümera ki, işte okadar diyelim.
Zihinlere kepenk çekmiş ve sonrasında pıhtılanan insanlığımız, nakit de olmasa neye çalışacakmış...
Rıza için yapılmış az buçuk bir meselemiz vardır da, genelde hep bir Ali Rıza işin içindedir.
Bu geceler belki ihtimali olan zor geceler, biraz daha çay içtiğimiz güzel geceler. O kadar mahkum olduk bazı fincanların dibinde, tatlı çatallarının ucunda ki, öyle mütevazi. Öyle şekersiz çay içmeleri.
Öyleyse evlat kolay yetişmez, başında bir Akşemsettin olmayınca. O evladın evlatları da şemsiyeyle gezinir güneşin altında. Yetinilmeyen yetimlerimiz olduğu sürece bilinç altımızda, tabii yine niyet önemli, edep önemli diyeceğiz...

fsms

26.03.2015

Mabed - Minarelerden İstanbul

Mabed - Minarelerden İstanbul Belgesel film projesi 2013 yılında başladı.

Bu belgeselin amacı,
Istanbulun Tarihi yarım adada bulunan birbirinden güzel ve nadide olan camiilerimizle şehri bütünleştiren esas yapılardır. Turizmin aktığı bölgelerdir camiilerimiz. Düşündük ki, Istanbul mabedlerimizden ibaret, bir de minarelerimizden İstanbul nasıl gözükür, ona bakalım.
Şehrin herbiryerine hakim olan tarihi yapılarımızın minarelerinden İstanbulu görüntüledik. Filmin adını Mâbed koyduk. Bu belgesel filmin tarzını "Samsara" yla özdeştirebiliriz. Daha fazla Timelapse tekniği ile çalışılarak yapılıyor. Malum tepelerden video alındığında pek şehir hareketi görülemiyor. Lakin yere ineceğimiz durumlar da oluyor.

 Şu ana kadar çıktığımız camii minareleri şunlardır:
1- Sultan Ahmet Camii - 2. - 4. ve 6. Minareler
2 - Ayasofya - 2 Çapraz Minareler.
3 - Fatih Camii Minareler
4 - Süleymaniye - Cevahir ve arka Minareler
5 - Şehzade Camii Minare
6 - Nuruosmaniye Camii Minare
7 - Firüzağa Camii Minare
8 - Yavuz Sultan Selim Minare
9 - Yeni Camii Minare
10 - Beyazit Yangın kulesi (Minare gibi)
ve bir takım kubbeler.

Tarihiyarım adanın tüm Camii minarelerinden Istanbul'u anlatmak için henüz yolun başında olsak da, aslında en önemli tarihi yapılarımıza birden fazla kere çıkmış bulunduk. Minarelerden ayrıca panoramik fotoğraflar da almayı ihmal etmedik. Minarelere çıkma iznini vermiş olduklarından dolayı Fatih Müftülüğüne teşekkürü bir borç biliriz.