25.12.2011

Fsms.tv yayında

Eski siteyi iptal edip uzunca bir zamandan sonra yeni sitemizi açmış bulunuyoruz. Fotoğraflarım ağırlıklı olarak yazılarımın da orada olacağını belirtiyorum. Fotoğraflar ve yazılar hakkında yorumlar yapabilir ve fotoğraf çalmadan giderseniz sevinirim. Buyrun bakın burası; www.fsms.tv

19.12.2011

Filmi girişi söyleşisi

Filmde en fazla kaç karakter olmalı?
4 diyelim ki sıkıcı veya boğucu olmasın diye düşündüm.

Bu insanlar zaten başlıca dünya, ayrıca bunları toplayıp ne filmi yapıyorsun?
Öldürmeli ve kargaşalı bir şey olur, katilli karamizah yani.

Bir iyi bir kötü savaşı mıdır bu klişe olarak?
Olabilirdi, üstünde oynandıkça hepsi de masum yalnızca senarist yaramaz çıktı.
Tüm oyuncu arkadaşlar, oyunculuğunu bilecek. Nasıl ki insan olmak başka bir şey... öyle

Film belli bir karakteri mi irdeliyor yoksa deneysel üsluplu mu?
Belli bir karakteri inceliyor biraz. Zaten 1 yıldır yazıpla yazmamak arası kalmış, yazık olmuş bir adam hikayesi çıkacak gibi oldu artık.

Konu nedir bi kısmen?
Konu şu, insanlar üzerinde oynanan garip durum travmaları. İnsanlar ne hissedeceğini nerden bilebilirler? Ölümün olduğunu gördükleri için bilirler. Ne zaman gerçekten de doğru olan bir şey yapıyorum diyebilir bir insan... Yaptığı en doğru ve yararlı olan şey ne olur... gibi soruları cevaplamam gerekiyor aslında ama ben de sana sorayım dedim. eğer cevaplayabilirsen ben sana filmin konusunu anlatacağım canım kardeşim.

Öyleyse biraz da ben cevap vereyim peyki...
İnsanlar bir işe yarar elbette. Sadece kararsız kaldığımızı görüyorum. Verdiğimiz en güzel diyebileceğimiz bir kararda bile mutluluk bir anda kesilebiliyor. Bu mesele, tıpkı güzelce ışık saçan bir ampülün patlaması gibi. Etraf karanlığa bulanıyor. Ve biz bu karanlıktan bir şey alamıyoruz. Belkide bu durumların içindeki baş belirsizliği tutan nokta bu karanlıktan doğup duruyor. Özüne dönmek derlerdir ya, orayı düşündüğün zaman sana sadece tek bir şey görünüyor, söyle bakalım?

Filmin konusu yavaşça anlaşılır oldu. Sanki yerde birbirini parçalamış 2 katil var. Ardından kaçan 2'de karakter. Bu karakterler bütün meseleyi başlatanlar diye geçiyor altyazıda. Namaz vakti geldiğinde camiye girip namazı kaçırmayan bir adam bu. Her durumu kalıplarla yaşıyor. Ne fazla ne eksik derecede. Ne gibi bir durum yaşayıp iki katil arasından geçip derde düşüyor dersin? dertli yanından işliyoruz hayatını. Dua'ları hayatındaki en büyük sevapları. Bir yandan insan öldürüp bir yandan afdilemeyi düşün. Sanki günümüz insanları. İlla kan çıkacak değil. Biz de filmi çekerken salça kullanacağız zaten. Mesele diyarı anlayabilmek, olayla uğraşmaya ne neden?

31.10.2011

insanlar nereye gidiyor? ve siyaset

Makaleyi ciddileştirmek için siyaseti alet ediyorum. nasıl ki siyasette; politita entrika çeviriyorlardırsa, öyle bir uyanıklık ediyorum. birazdan cebinizden kimsenin parasını almayacağım, deprem vergisi isteyip de yıkımda yıkılmayacağız.. (en azından bir defa da benim yüzümden.) Evvela bu, yani insanın kendine olan saygısı. Bu toplum için iyi bir insan modelidir çünkü her insana her muhabbete doğrudur, doğruluktan yanadır. Aksi halde iki kuruş para indirip iki villa dikince iş oldum demiyor, sen nedense hoş oluyorsun. olmaz. olamıyorsun ki. Etrafa bakıp hoş olmayı görerek öğreniyorsan senin ölün de fayda etmez, Mezar toprağında da yabaniler olur (ot) diğer mezarlarda rengarenk güller tavan yaparken. neden? çünkü sen kayıpsın arkadaş.

insanlar, gideceğimiz yeri ve isteyeceğimiz şeyi iyi bilelim.
bir de şöyle şey var, istediğin şeyi iyi bilirsen, gideceğin yeri görmesen de olur. yoldasındır ve her an göreceksindir zatendir. ama burada iş çok farklı oldu artık. Yani size bakarak bu genç nüfus aptal oldu. sana gün içi şifa olan şey en ufak olanı söyle bari desen yoktur. bari küçük ve güzel bir şey yap ve çocuk. bunun farkına var be yavrum. bi ot içiyorsun ama şifalı da bir ot iç bari. velhasıl ki bu nedemektir? bilinç yoktur. bu da siz büyüklerimiz, saygısızca yetiştirdiğiniz orospu sevgilikler kuran küçüklerinizi doğurdu. ne demiştir büyük pezevenk? büyüklerime saygı, küçüklerime sevgi. herşeyi tekrardan hatim etmeye ne gerek vardır? bundan böyle size sadece susmamdaki meseleyi duyun. çok derin cümleler kuruyoruz. biz sayın küçükler, dolandırıp yol boyu dolandırdığınız bir yol istemiyoruz. bu iş parti işine benzemiyor, yarın bir gün öleceksin, yarın bir gün biz de öleceğiz. yarın bir gün göreceğiz ki sonra, bu işin yarını bir günü yok imiş. yani biz bu uyuşuk kafada bunları düşünüyoruz. siz o koltuklarda bir şey yapabildiğinizi mi zannediyorsunuz? asıl sıkıntı da şurasıdır; biz sizi bir bok zannediyoruz. dinliyoruz. akıllı olmak, veyahut büyük olmak küçüklükten geçiyor imiş, buna mütevazilik diyebilirsin. anladın mı? anlamıyorsanız bile biraz susun, menfaate çalışmanın da mesaaisi olmalıdır.

ve hukuk, canımı çok sıkıyor. çok canı beter etmiş olduğunu biliyorum.
ama herşey bir kenaradır. sizle uğraşmak, sizle uğraşmaktan başka bir şey değildir. herşey nasıl ki yer değiştirmiş oldu, aynen yine öyle olacak. iyi olması gereken insanlar iyi oluyor ve iyiler en sonunda daima kazanıyor. çünkü adamlar biliyor ki, sende geçsen ben de geçsem, bir yerde bu son, yazılmış duruyor. bu adam buna inanıyor ve rahat. sen zora sıkıştığında neye güveneceksin. sabancı çorabını götüremedi, gothe kalemini götüremedi. ben kendimi dünyada hapsbuldum da, sen kendini nasıl bir yere gömeceksin... velhasıl yine, bulutlar etrafımızdan seyrolup gidiyorlar, insanlar boğaz trafiğinde her akşam manyak olarak sakinleşiyorlar... değil midir.

8.09.2011

- Kiralık - Canon 5d mark 2 II kit

KİRALIK full hd camera CANON 5D MARK 2 II KIT
24 - 105 L IS LENS
50mm f/1.4 LENS
BATTERY GRIP
2 ADET - 16GB CF CARD
2 ADET - BATARYA

GÜNLÜK FİYAT; 300 YTL
İLETİŞİM; fsms@hotmail.com.tr
http://vimeo.com/fsms
http://www.facebook.com/s.fsms


KİRALIK KİT MARK2


Kiralık 5d mark2



Kiralıktır....



Kiradır....2


İLETİŞİM İÇİN;
fsms@hotmail.com.tr

12.06.2011

Fatih Sultan Mehmet Şadoğlu

Seçimler oldu, evet dedik. Kazandı
Dereceye girdik, ödül dediler iyi dedik.. gideceğiz yarın.
Çölden bir haber bekleriz, çölden hep haber bekliyoruzdur.
Koreden Dear Oh, reply edecek anlaşmaya varacağız hadi deriz.
Film hakkında durgunuz, konusu durmaktan geçiyor diye belki.
Velhasıl büyük bir önemi taşıyan biri vardı doğurdunu sevdim, onu görmeye gideriz. Bu büyük hece idi.
Akşam ezanı okunur, tövbe ederiz.

7.05.2011

Devamındakilerleyizdir voll9

Sevdiklerimiz bizle oluyor. Üzüldüğümüzde sadece üzülmüş olmuyoruz, sevdiklerimiz bizle oluyor. Sevdiklerimiz olunca gücü daha derin hissedip işe koyulabilirdir.
Kelimeler bir büyü işi gibi öyle anlaşılmak var ki şimdi işte, okumak dedikçe hanelerini şaşırıp sarkıyorlar bir taraftan. Velhasıl virgüllerini alıp da git diyemezsin.
Yağmur yağınca önce şurada görürüz, sonra yüzünden aktığında zaten... ben nasıl oldum derim. bu güçlü bir sestir ve duyamayız. bunun için ayrıca üzgünüz. Yağmur yağdığında düzgün kelimeler olmasa da olsun. nassa duymuyoruz mesela.
bu arada bastonelimle soda taşırken düşürdüm onu. sodalardan bir kaçı öldü.
O yüzden düşmeyelim çünkü. Zor açıklıyoruz gerçekten gerçek istemişliğimiz en büyük sebep.

Konsantrem kaybolmasın, kaldığım yerde kalmak böyle ediyor. kötü bir şey değil ama karşındaki ağzına düşüyor. o da benim gibi kalsa ne hoş aslında. daha dinleyici olur derim.
hayırlı geceler dileriz...

28.04.2011

Söyleyebildiklerimden.

Söyleyebildiklerimden.

Hayata zor şartlar altında ulaştık. Ulaşamayanları tahmin edebilme yetimiz var çünkü, idrak edebiliyoruz ya... Ulaşmış bulunmamız bize kâfi gelmiyor, istenir ki bir yolun yordamın olsun. Hak neyse hallice o yolda gidişimiz olsundur.
Yollu olsun yolsuz olsun temel yerde bir şey dikkat çekiyor hayatta. Saygını hiçbir yere hiç kimseye esirgeme. Birine davranış şeklin kendini tanıtma halini barındırıyorsa, birinin sana bir şekil davranma halini de, seni kendine sorgulamaya itmeli. İnsanlar saptırılmaya teşvikli, bunu yapan da insanlardır yine. İnancından halinden ödün verdiğin sürece ordan oraya ben öğreniyorum bilinçleniyorum deyip vesveselenip halinin nereye çıkacağını artık kestiremez olursun. Bu an, olduğu vakit anlamış olursun. "Böyle geldi böyle gidecek" demek de kendine ettiğin son ama baş büyük zulümlerden olur. Pişmanlık fayda eder, tövbe edeceksin ki huzuru bulasın.
Velhasıl şimdi, Mecnuna demişler... deyip lafı bağlayamam.
Ama şimdi, medeniyettir batılıdır deyip bize bir güzel bağlamışlar. Çok gezip görmek, bir ayağı sağlam bildiği yere basana sakınca etmez. Diğer türlüsünü alıp götürüyor.
Bilmediğimiz iyi şeyler var, içinin olduğu yerde sıkılması ya inancının zayıf olmasından geliyor; ya da görüntülere zaafa çok zayıfsındır. İkisinin içerisinden de inancın zayıf olmasında noktalanıyor konular gerçi. Hal böyle olunca durup yaptığın işi, hareketi sorgulamak gelmiyor adamın aklına. Çünkü inanmadığı bir konu var ortada, nereye neye göre sorgulasın, medeniyetin - ilericiliğin tek sorgulattığı ne verdim ne kaçırdım. İnsani halde; nasılım, hoş muyum? ve sonu bitmez kıskançlık düşünceleri.
Oysa bir şey vardı: Asırlardır insanoğlunu yaşatıyoruz ama insanca mı yaşıyoruz. Oluyor mu diye soruyoruz. Soruyoruzdur, bilinç bu kadar içmenizle de kapanmaz. Ölmedikten sonra bir yerde fısıldar gerçek. Duyuyorsanız eğer gidişatın bozukluğu rahatsız eder.
Niyet neyse haller/durumlar da ona itimaat edecektir. Lüzum inanıp hakikatli olmayı istemekle oluyor.

Birşeyler daha diyebilirim daha sonra.
fsms