15.11.2012

Gavatlar ve Gargat Ağacı

Erken doğum yapan anneler de,
Çocuğunu başından beri görmemiş anneler de aynı 
Aynı çocuklar tekrar ölüyor.
Aynı zaman 
aynı yöre 
aynı acı içinde. 
Biz onlarla olacağımıza komşu kardeşlikten,
Köpeklerimiz var biraz huysuzlar...
Açlık grevi yaptıkları bir döneme girmişiz.








“Müslümanlarla yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç yahudiyi kovalayan kimseye, ‘Ey müslüman! Arkamda bir yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o yahudilerin ağaçlarındandır.”
Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82





Yahudiler öyle yalnız dinsiz şerefsiz vb bir ırkmış ki, her alana Gargat ağacı dikmektelermiş. İşin asıl enteresan tarafı da şudur ki, onlar da Ayetlerde, Hadislerde ne yazdığını ne olacağını merak edip inanmış ve uygulamaya geçmişler. Ama akıl oraya kadar gelmiş, sonunda müslümanlar galip olacaklar demiş mi demiş. Bunlar yinede dengeyi bozmayıp desturlu bir şekilde gavurluğunun peşindeler...

Herkes elinden geleni yapıyor.  İnancı, inanmadığı, gücü kuvveti neyse, ona göre elini masaya vuruyor... Bizim elimiz nerde? Bizim inancımız ney, elimizi göremiyoruz ki, elinden geleni göresin. Bir kelepçe varsa sesinde mi çıkmıyor?
Doğruyu konuşanı içeri alıyorlar arkadaş.
Adnan Oktar gibi kafayı yemiş sapık herifler Türkiyede müslüman ülkesinde olur mu diyorsan, mapusta olanların suçluluğuna da inanmayacaksın. Sistem tersten işliyor. Yahudilerle gavurlarla anlaşırsan en rahatı sensin, ama dediklerini terse çevirirsen, olamaz dediklerin olmaya başlar.
Büyük sorun bu

Bu koca insanların
Dünya değersiz sorumsuz insanlığın
Artık 3. dünya savaşına girmesi gerekmektedir.
Taviz tavizi doğurdu
Analarımız bizi doğurmasaymı diyeceğiz?
Taviz de Tayyipteyse onu doğrusuna çevirsin.
Arkadaş siz büyük isanların işleri ne? 
İnsanlığa doğruluğa islama koştursanıza... 

 Hicri yılbaşımızda böyle savaşlar oluyor komşu kardeşlerimizde, 
Allah için müslüman olarak elimizden geldiği kadar zarardan kaçınalım.
Düşmana koz vermeyelim. 
Düşmanın cebini doldurmayalım yani. 
Cola içmeyin diyorlar mesela, anlayın da içmeyin artık.  
 Jelibon yemeyin, Danone almayın çocuklara. 
Bunlar geleceğimizi de köreltme işinde olduklarıından, bunların malları yenir mi? Baş düşman bunlar değil mi? Az akıllı olun, yoksa da Allah'tan akıl isteyin Allah verir. 

Allah yardımcımız olsun, 
Laiklikten, pislikten, riadan uzak kalalım 
Madem yarar etmek çok zor,
Zarara karşı savaşalım. 
Duyarsızca devam eden insanlığın vay halinedir. 
Hele komşusunu umursamayanın hali... 



    

12.11.2012

"İdam olmasın" diyen idamlıktır

"İdam olmasın" diyen idamlıktır...

Var bir sıkıntı diyorduk, var.
İnsanı nefsine tatlı davransın onu kendine çeksin, aman kan çıkmasın dendi edildi ve pisin biri ortaya çıktı.
Nefis kötü şey dedik hepimiz, ama sadece kelimeyle yakıştırdık. Oysa baktığında bal gibi görünen o olacak ki: nefis, pek nefis bir şey.

İdam meselesi bu konuda insanlık namına mühim bir meseledir. Dini meselesini deyince zulümkâr efendiler olacağımızdan, örnek alınan batılı ülkelerin idam kanunlarına ne diyecekler. Pek sevimli, sevgili geçinmiyorlarmı? Biz kendimizden dinimizden vazgeçtik diye, azgınlık yerini doldurdu. Bu aslında öleceğimiz kadar basit, olacak olası ve insan mantığına etki edecek, rota belirleyecek bir kanundur.


Hırsızlık ettiği gerekçesiyle eli kesilen adam. Çok vahşetçe, çok zulüm, vicdansızlık. topu topuna bir banka soymuş, bir gözlük çalmış hadi veya bir sakız çalmış. Sonucunda kendine ait ve hayatında belki bir kez bile düşünmediği o sahiplenmiş duyguyla yaşadığı bedenininden bir el kesilmiş. Artık hayatının devamında yapacağı işler iki kat ağırlaşmış olacak. Evet arkadaş büyük ceza. Daha idama da gelmedik el kesilmiş bi. Velhasıl bu olay senede 1-2 yaşanacak meseledir. Belki daha az olacak, sistemin yürürlüğüne ve gerçekten insanına değer verdikten, maddi manevi yaşama hakkı verdikten sonra insanlar doğrulayacaktır. Çünkü adam bu çalmanın, bu öldürmenin, bu yakmanın yıkmanın ırz düşmanlığının kötü bir şey olduğunu anlayacak tıpkı bir çocuk gibi. Tıpkısının tıpkısı belki. Çocuk parmağını ateşe sokar mı? Eğer acısını tattıysa sokmaz, henüz bilmemişse o acıyı onun ne mânaya geldiğini parmağını değil içine de atlar, yeterki büyük ateş yak. Bu durumda bu koca adamlar, bu koca hanımlar, efendiler, teröristler, vb dünya insanları haddi aşmayacak. Buradaki sistemin getirmek istediği düzen bu. Amerika dahi islam kanunu almış kendi kanunu olarak uygularken, biz birtakım, bir çeşidinden, bir yerinden müslüman olan kardeşler... O da olmadı Tc.sinde müslüman yazan adamlar, neden korktunuz? gerçekten korktunuz... işte idam öyledir. Kork diyedir.
Belliki sen kötü işler karıştırıyorsun, pis iş çeviriyorsun korkuyorsun idam kanunu gelecek diye. Asılacaz, çoluğumuz çocuğumuz asılacak vs... Kork evet. Daha sen çocuğuna edep adap öğretmemişsin, sen nesin, ben neyim dememişsin, merhamet edip gönlü hoş tutmaya salıncakta da sallamamışsın çocuğu, çocuk şimdi dar ağacında sallanıyor. Olacak iş mi? Evet olacak iş, para endişesiyle yaşadın çalıştın/çarptın durdun, bir de gel manevi tarafına, orası başka dünya, orası gelecek, orası bir bayrak temsil eder.

İlk idam istemeyeni araştır, var onun bi' haltı ki, idam niye olsun diyor.
İdam, senin malını çalana, sana ailene zarar verene, evine gireni, aileni öldürme, fenalık meseleleri olursa, sana diyetini devlet ödettirecek işte? Bu kanun tamamen insan için var olan bir kanundur. İnsanın değerini arttırmak, kıymetlemek için vardır. Neyin caniliği bu? Bu belli bir toplum için canilikse, sizin alayınız canidir. Başka bir şey olamazdır. Çünkü siz pisliğin içine batmış olduğunuzu bu halinizle ortaya koyuyorsunuz. O yüzden korkun, korkmuyorsanız da korkacağınız gün gelecek. Çünkü kusura bakmayın, biz insana değer verilmesini istediğimiz için bunu istiyoruz. Siz zulüm ettiğinizden hakkın yanında duramıyorsunuz.

Allah hepimize akıl fikir, doğruluk dürüstlük versin.
Bırakın bu terörizm kafasını. En moderni biziz şekillerini. İnsan diye bir şey var... Puta tapmaktan herşeyinizi kaybettiniz, rüya gibi dünya aleminde gezinip duruyorsunuz.

Ama Allah hidayet versin hepimize. Amin...

3.11.2012

Büyük Fetih için


Ezanla başladık, ezanla biteriz.

Tutup da saysan belki bir akşamla yatsı arası, belki duyulmadık, konuşmadık diye yani anlaşılmadık sebebinden yatsı ile sabah arası hikayemdir benim hey hayat.

Anladım ben sizi. Siz oldukça dürüst, namuslu, güvenilir ve sözü sağlam insanlarsınız. Zaten siz de kendinizi öyle düşünüyordunuz. Sorun yok, hemfikiriz işte. Adabınızdan belli oluyor.

Vakit oldu yazdık, aslında kışa giriyorduk. Sorun onun sıcak bir gülümsemesi olmayışıydı. Yani sorun benim. Yoksa mevsim bitim ayı. Son dönemin meşur moda ayı. Hepimizin özelce, güzelce yaşadığı. Elbette sersem aylardan bir kaç ayıyız. Tüm dünya kedi kadar masum, biz kutup kadar ayıyız.

Soğuk kadar soğuk, sıcak zamanı hâd bilmeyen üzülecek olan toplumuz biz.
Besmele ile başladığımız tüm yemek ve içeceklere bir bak kaç ton etmiş. Yıllar yılı yemiş içmişiz.
Bedenen bir borcu geçtim, aldığımızın yanında verdiğimiz gerçekten kötü kokan nesne. En çok olanımıza benzeyeceksek eğer, tam üstündeyiz.

Şimdi mâna zamanı değil. Devrik cümleler devrilmişliğimize hitaptır. Benim devrikliğim mesele değil, dervişliğim hiç değil. Ama mevzu kısa ama mevzu uzun, lütfen artık bilelim.

Zaman doğurur. Zaman doğurduğunda belki 1 saat içinde 100 yıl geçer.
Senin yaşın yaş değil. Saysak kaç damla akmış gözlerimizden, yaşımız o yaş.
Kaşı çatıp yelek giymek değildir sakal. Sakal sünnettir başka bir tel değil.

Ben söyleyeceğimi söylemiştim en evvel.
Sevginin yaşı, ırmaktır.
Aktıkça akası geliyor. Ve biz kuru sarmaşık yaprağı
Hep bir dala takılıyoruz.
Hep bir kıyı kenarı

Büyük bir fetih yapılacaksa, önce kendinde yapacaksın.
İnanç takvim, sabır ve kalem
Üzülmek ve zor olacak bir şey değil bu
İlk meselede elbette istikrar, istiklal
Sabır öyle laftan mallan zamanen olmaz.
Anlayıştır sabır,
Sabır anlayıştır.
Sabra lüzum gereği ve itikadi meseleye girmekle,
Kalben duymaktır acı herneyse
Dediğim üzüleceğiz anlamına gelmez 
Bilakis gizli bir huzur kapısı,
Mâna veremediğin güzel düşlerle düşmeden geri gelebilmektir sabır.

Milyonlarca nefesle uğraşıyorum sana varabilmek için
Yerimde saymak değil, zeminimi olanımı sabitlemem için.
Asl olan ebediyete birlik kurup varabilmeye niyettir zamanım.

Şimdi kalk ve bak bana
Büyük bir Fetih var, ve tez olacaktır.

fsmş