2.08.2016

Devam

Aziz bir milletiz,
Latin alfabesine geçmeseydik daha şuurlu olurduk,
Diyeceğim bu.

12.07.2015

Bir Kubbe

Yine bir ramazan ayının sonlarında iken itikaf gibi esen düşüncelere talibiz ve yazarız.
Anlık yorumların silsilesinden ibaret bir gecedeymişiz gibi dursa da, belki Kadir belki malum bir gece sevgisi.
Saydığımız ve ilgi gösterdiğimiz insanlarla birlikte zamanın gölgesini itmekteyiz.
Mâna verecek olursak bazı hallere, oldukça aşşağılık bir bilinçteyiz, şefaat diler gibi artık bir kültablasına bile o nazarda . Bir duman olup gideceğimiz, harici bir tiksinti bir kenarayken dahi, çoğu kere akıl etmeyiz ettiklerimizi.
Mâna dedik, insana bir yolda yardım ve yataklık etmekten müebbet yiyen mübarek meselemiz. İşte onsuz bu kadar kolsuzuz.
Hedef kitleleri ve hedefler hep somut, en son mezar taşları kadar, belki biraz da toprak kadar çokuz.
Mübarek bu gecelerin hürmeti ve sevdası az biraz içimize işlese, biraz o huzurdan nasiplensek belki bir pencere aralanır, aralanır da nefes alırız. O nefesle de olur ya, bir ömür ayakta kalırız.
Ama tabii ahir zamanda bu kadar hassasiyet kime ve nediye? Tüm suçu yüklediğimiz bu salise devriminin son ceremesi olan zamanın ahirliği, durumdan haberli de, haberi yapan yine biziz.
Yani bu medya, dedemin dediği gibi o kadar dangalak bir zümera ki, işte okadar diyelim.
Zihinlere kepenk çekmiş ve sonrasında pıhtılanan insanlığımız, nakit de olmasa neye çalışacakmış...
Rıza için yapılmış az buçuk bir meselemiz vardır da, genelde hep bir Ali Rıza işin içindedir.
Bu geceler belki ihtimali olan zor geceler, biraz daha çay içtiğimiz güzel geceler. O kadar mahkum olduk bazı fincanların dibinde, tatlı çatallarının ucunda ki, öyle mütevazi. Öyle şekersiz çay içmeleri.
Öyleyse evlat kolay yetişmez, başında bir Akşemsettin olmayınca. O evladın evlatları da şemsiyeyle gezinir güneşin altında. Yetinilmeyen yetimlerimiz olduğu sürece bilinç altımızda, tabii yine niyet önemli, edep önemli diyeceğiz...

fsms

26.03.2015

Mabed - Minarelerden İstanbul

Mabed - Minarelerden İstanbul Belgesel film projesi 2013 yılında başladı.

Bu belgeselin amacı,
Istanbulun Tarihi yarım adada bulunan birbirinden güzel ve nadide olan camiilerimizle şehri bütünleştiren esas yapılardır. Turizmin aktığı bölgelerdir camiilerimiz. Düşündük ki, Istanbul mabedlerimizden ibaret, bir de minarelerimizden İstanbul nasıl gözükür, ona bakalım.
Şehrin herbiryerine hakim olan tarihi yapılarımızın minarelerinden İstanbulu görüntüledik. Filmin adını Mâbed koyduk. Bu belgesel filmin tarzını "Samsara" yla özdeştirebiliriz. Daha fazla Timelapse tekniği ile çalışılarak yapılıyor. Malum tepelerden video alındığında pek şehir hareketi görülemiyor. Lakin yere ineceğimiz durumlar da oluyor.

 Şu ana kadar çıktığımız camii minareleri şunlardır:
1- Sultan Ahmet Camii - 2. - 4. ve 6. Minareler
2 - Ayasofya - 2 Çapraz Minareler.
3 - Fatih Camii Minareler
4 - Süleymaniye - Cevahir ve arka Minareler
5 - Şehzade Camii Minare
6 - Nuruosmaniye Camii Minare
7 - Firüzağa Camii Minare
8 - Yavuz Sultan Selim Minare
9 - Yeni Camii Minare
10 - Beyazit Yangın kulesi (Minare gibi)
ve bir takım kubbeler.

Tarihiyarım adanın tüm Camii minarelerinden Istanbul'u anlatmak için henüz yolun başında olsak da, aslında en önemli tarihi yapılarımıza birden fazla kere çıkmış bulunduk. Minarelerden ayrıca panoramik fotoğraflar da almayı ihmal etmedik. Minarelere çıkma iznini vermiş olduklarından dolayı Fatih Müftülüğüne teşekkürü bir borç biliriz.





30.10.2014

Edelkrone Slider ve Emotimo TB3 3 eksen Time Lapse


3 Eksen timelapse yapabilecek toplama cihaz. Pratik ve hızlı iş üretebileceğiniz rahatlıkta.
Üzerinde ek motor bağlayıp stabil çalışabilmek için oldukça ar-ge yapıldı ve değdi. 
Emotimo TB3
Slider Edelkrone Large
Step motor slider - bağlama aparatları.
Slider istenildiği takdirde kayışları değiştirilip normal elde video çekim için de kullanılabilir.
Emotimo da istenildiği takdirde sadece tripotda iki eksen panorama veya timelapse çekim yapabilir.

Satış veya kiralamak için iletişim:
fatih@fsms.tv








18.07.2014

Yaş olur 60

Dünya, döndü, dündü, ya;

O kalem birden çırpınır
Çiz elbet çizebildiğin kadar
Şimdilik böyle,
Şimdiki çocuklar öyle.
Biri kanar, biri yanar
Birkaçı yatar, birazı atar
Yaş olur 60
Yaş var yaş var, sonra kaş ve kaç.
Dedik kaçık var,
Çocuk var,
İhtimal ve nefes.
Bunlar hep bir yanetkilenim, yetişilmeyen zaman tozundan yutan çocuk karışımı aşısı.

Bu din değil insan değil, lanet bir virüs
Dünya izlesin kolu kangren kiminmiş
Bazı kimselere sözüm yok, kir kirdir.
İnsan olan sonuna kadar gider.
Yaşam dediğin bazen iki nefes,
Çekinecek mesele değil zulme karşı gelmek
İnsansak elden gelene dur demeyiz.
Buradan realiteye bağlayalım...

7.06.2014

Son Bir Dünya

Küçük bir baş ağrısı,
Hava aydınlık ve kapalı bugünler
Dilediğini yaz gitsin esintisi yani
Yani bir vapur ol ve çarp denizlere
Balıklara karşı dikkatli ol
Ve
O pis dumanını içine sakla arkadaş.

Ağrı küçük veya büyük
Verdiği endişe ölüm korkusu
Veya sonsuzluk
Yani her an ne an olursa olsun,
Sonsuz bir zaman sürecek gibi.
Zamanın zaman olduğunu kavrayamamış
O kadar anlaşılmaz birşeyi anlayamamış
Bir birey

Daha sonra dünya döner,
Kimi bekçiler gecelerde
Sessizlikte huzur bulurlar,
Açık sokaklar, soğuk esintiler
Büyük bir dünya
Düşünmemeye gayret edilmekte.
Yoksa, yok olmak ne demek.

Geleceğin habercisi gibi bir bulut üşüşür
Yağar da yağar,
Yılları boşalır,
Dünya ağır ve kahır
Yani üzüntüler.
Sonrası sonra.

Bir şimşek kadar anlık ama iyi çarpan bir kaç adam
Elinde patlayan dünyalar sayende parlıyor
Sertçe okşadığın şu nefesle
Sığınaklar dolar, acizlik hissedilir,
Zaten akımı hızlandıran damlalardan bizde de var.
Ve zaten dünden hazır oluruz.
Bazı şimşek korkular.
Ve bir dünya dolusu dünya.
Yağmurlar düşünmeden güzel,
Rahat ve rahat...

Fsms

7.04.2014

Us(l)andık

Bir uyanık, bir uyanık daha;
Bir uyuyan güzel etmiyor.

Ölüm denen gemi büyüyor,
Okyanus denen sonsuz nefes kabarık
Ve,
Bir ihtimal daha yok neyseki
Bazen üşeniriz çünkü bilirsin.

Bir şehir bile edemediğimiz şu yaşam,
Güzeldir bir şekilde...
Tıpkı bir uyuyanla bir uzananın,
Kalkacak olması gibi...


18.03.14
fsms